• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

Düşünsene Sence Neden?

MANSUR KILIÇ
DÜŞÜNSENE SENCE NEDEN? Korkarım ki benliklerimiz bizi kör ediyor ve sürekli haz peşinde koşuyoruz. Hazlarımız ne kadar da boş, bir baloncuk gibi içerikten yoksun… Bolluk içindeki toplumda insanlar artık, tüm zamanlarda olduğu gibi başka insanlar tarafından değil, daha çok nesneler tarafından kuşatılmış durumda. Çünkü artık insanlara emekçiler, tasarrufçular olarak değil, daha çok tüketiciler olarak ihtiyaç duyuluyor. Sanırım günümüzde bireyin toplum içinde yeri doldurulamayacak olduğu tek konumu tüketiciliktir. Sürekli tüketip bu denli haz peşinde koştuğumuz toplumda şu soruları kendimize sorup cevaplarını düşünebilir miyiz? Sadece haz veren durumların olduğu bir dünya mı istiyoruz? Böyle bir dünyada hazzın bir anlamı olacak mıdır? Gerçekten istediğimiz bu mu? Neden sürekli büyük mutluluk uğraşındayız? Gönlümüzden geçen her şeye sahip olabileceğimiz bir dünya nasıl olurdu? Mükemmel mi olmalıyız? Deniz manzarası olmayan ev, müzik dehası olmayan çocuk, hayatı ıskaladığımız, başarısız olduğumuz anlamına mı geliyor? Bizi neyin mutlu edeceğini biliyor muyuz? Daha akıllıca istemeyi öğrenebilir miyiz? Başkalarının bizi alkışladığı kadar mıyız? Mutlu olmamız için ne gerekiyor? Çevremizde hep güzel şeyler mi olmalı? Giysilerimizi her değiştirdiğimizde yeni benlikler mi ediniyoruz? Giysilerimizin yaptığı bizi giydirip süslemek mi yoksa duygusal olarak soymak mı? Mükemmel değilsek bile mükemmel mi görünmeliyiz? Hep daha büyük daha pahalı daha gösterişlinin peşinden koşmamız bize kendimiz hakkında ne söylüyor? Neden satın alma, elde etme ve kurtulma döngüsüne bağlı bulimikler gibi yaşıyoruz? İlk oturduğumuz ev (4 kişi) 60 m2, şimdiki evimiz (3 kişi) 160 m2, bense daha büyüğünü istiyorum (2 kişi)  Neden? Sonsuza kadar kral ve kraliçe olarak sarayda yaşamak olan çocukluk hayallerimiz neden hala peşimizi bırakmadı? Hepimizin ihtiyaç duyduğumuzdan daha fazla eşyaya sahip olmamıza rağmen neden hala kredi kartı borcumuz aldığımız kilolardan daha hızlı artıyor? İsteklerimiz ve ihtiyaçlarımız arasındaki ayrımı neden hala yapamıyoruz? Neden hala ihtiyaç duyduğumuz şeyi alamadığımızı düşünüyoruz?   Bunların nedeni hepsinin kendi sesini duyurup biricik olduğunu kanıtlamaya çalışan bireysel egolarımız olabilir mi? Bir sonraki yazıya kadar tüm bunları düşünmeniz dileğiyle ERTELEMEYİN VE DÜŞÜNÜN   Mansur KILIÇ   KAYNAKÇA
  • Baudrillard, Jean (1997). Tüketim toplumu. İstanbul; Ayrıntı Yayınları
  • Farrelly, Elızabeth (2015). Mutluluğun Sakıncaları. İstanbul; YKY Yayınları
Bu yazı toplam 1719 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.