• BIST 75.411
  • Altın 129,147
  • Dolar 3,4233
  • Euro 3,6703
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C

Günümüz Çocukları

Günümüz Çocukları
Eskiden her şey çok daha güzeldi, insanın içine işleyen o duygu artık yok. Bu özelliklede günümüz çocuklarında oluşmadan yitip gidiyor.

GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI

Eskiden her şey çok daha güzeldi, insanın içine işleyen o duygu artık yok. Bu özelliklede günümüz çocuklarında oluşmadan yitip gidiyor. Ben çocukluğumda sokakta oynarken akşam hava kararmadan evde ol denirdi ve hava kararmaya başlayınca annelerimizin balkona çıkıp haydi eve demesini duyana kadar sokakta durup son dakikasına kadar oyunlar oynardık, şimdilerde ise sokaklar boş. Bunun da başlıca etmeni günümüz çocuklarının vazgeçilmezi sosyal medya ve online oynanan bilgisayar oyunları.

Şimdiki çocuklar okuldan çıkınca arkadaşına akşama bizde oyun oynayalım yerine akşam tam saatinde oyuna gir geç kalma diyorlar. Yani artık yan yana gelinip düşünülerek oynanan oyunlar yerine ayrı ayrı yerlerde bilgisayarın ekranından iletişimi sağlıyorlar. İlkokul yıllarında oynadığımız isim-şehir şimdi yerini internet ve telefonlar üzerinden şehirler oluşturmaya, binalar kurup level atlatmaya bıraktı. Eskiden bayramlarda önemli günlerde uzaktaki akrabaları arkadaşları arayacağımız zaman ev telefonunun yanında duran rehberden arayacağımız kişinin ismini bulduktan sonra yanımızda duran telefondan arayıp iyi dileklerde bulunurduk, şimdinin çocukları bırakın aramayı mesaj atarak kutlayacakları zaman bile nasıl en kısa yoldan yazsam da kutlama faslını kapatsam hesabı yapar oldular. Bu yanlış davranışlardan sonra iyi dileklerde bulunup bayram kutlamalarının da pek fazla samimiyeti kalmadı. Çocuk içinden geçen duyguları aktarmaktansa internetten hazır bir kutlama mesaj bulup onu listesindeki tüm kişilere yollayıveriyor ve üstüne düşen görevi tamamlamış hissine kapılarak kendi kendine rahatlama sağlıyor. Eskiden anne babayla akraba gezmelerine gidileceği zaman anne baba, sen evde kal biz gidip gelelim denildiğinde üzülürdük, şimdiki çocukları akraba ziyaretlerine götürmek için yalvarır hale geldik çünkü çocuğa bilgisayardaki oynayacağı oyun daha cazip geliyor ve bu yüzden çocuk ev dışında bir yere gidileceği zaman gitmek istemiyor. Bu durum gün geçtikçe daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Bir diğer değinmek istediğim nokta ise şuan içinde bulunduğumuz mevsimden dolayı gözlemlediğim sorun, eskiden kar yağdığında sokaklar çocuklarla dolardı, şimdilerde evin camından elindeki akıllı telefonla bir fotoğraf karesi çekip sosyal medya hesaplarında 'kar yağıyor, mutluluk, huzur' başlıkları adı altında paylaşım yapıyorlar. Oysaki aşağıya inip mahallenin diğer çocuklarıyla birlikte küçük bir kartopu parçasından karın içerisinde yuvarlaya yuvarlaya kocaman bir kardan adam yapıp onu atkı ve berelerle donattıktan sonra içimizi ısıtan o turuncu burunlu zeytin gözlü güzel kardan adamı seyretmenin vermiş olduğu huzuru şimdiki çocuklarda göremiyorum çünkü artık sokaklarda karların içinde düşe kalka oynayacak çocuk ve büyüğüyle küçüğüyle birlik olup yapılan o güzel zeytin gözlü kardan adamlar pek fazla kalmadı. Fakat bazı çocuklar hala asıl eğlencenin dışarıda olduğunun farkındalar onlar işte şuan dışarıda kardan adamını yapan çocuklar. Diğer yarısı da yapılmış olan hazır kardan adamla fotoğraf çekinip sosyal medya üzerinden o zevki yaşamaya çalışanlar. İşte bu yüzden günümüz çocukları dışarıda çorapları ıslanana kadar karların içerisinde oynayıp eve çıktıklarında annelerinden işittikleri o tatlı azardan sonra içimizde oluşan güzel ve garip duygunun gerçek huzur olduğunun farkında değiller.

Yani kısacası günümüzdeki çocuklar giderek biblolaşan bir hal almaktadırlar. Duygu, tarifi edilemeyen şey yaşanarak hissedilen bir olay olduğundan dolayı günümüzdeki prize bağlı yaşamlar kablolara dolandıkları için duyguyu hissedemiyorlar. Onun için ailelere de büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuklarımıza zaman ayırıp onlarla birlikte, dışarılardaki güzelliklerin farkına varmalarını sağlayıp çocuklarımızın telefon ekranlarının yerine, doğaya dokunmalarını sağlamalıyız.

EMRE YILMAZ/ Lefke Avrupa Üniversitesi PDR Bölümü

                                                                                                                                                 

Bu haber toplam 1091 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.