• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Hayvan Destekli Tedavi (HDT)

BİLGE NUR YURDAKUL

EVCİL HAYVANLARIN OLUMLU PSİKOLOJİK ETKİLERİ Öncelikle, HDT nedir, kullanım alanları nelerdir, bu terapi yöntemi ile ne gibi çalışmalar yapılmış konuları hakkında kısaca bir bilgi vermek istiyorum, daha sonrada sizlere, evcil hayvan( kedi) ile etkileşimi bire bir yaşamış biri olarak deneyimlerimi aktaracağım.

Hayvan Destekli Tedavi (HDT), yaygın gelişimsel bozukluklar, Alzheimer, konuşma bozukluğu, yalnızlık duygusu, depresyon, psikolojik rahatsızlıklara bağlı ilaç kullanımı ve şizofreni gibi sorunlarla baş etmeye çalışan kişilere yönelik alternatif bir tedavi yöntemidir. Ülkemizde bu konuda yapılmış çalışmalar yeni yeni başlarken yurt dışında yaygın bir kullanım alanı vardır.

Tedavinin kullanılması için olumlu etkilerinin doğru değerlendirilmesi, psikiyatrik hastalıklara uygun yöntemlerin seçilmesi ve danışan-danışman iş birliği önemlidir. İnsan ve hayvan arasındaki terapotik ilişkiyi açıklamak üzere birden çok teoriden yararlanılır. Bunlar; öğrenme teorisi, psikoanalitik teori, bağlanma kuramı, bilişsel ve sosyal kuramlardır. Örneğin, Psikoanalitik teoriye göre, bireylerin açıklamakta zorlandığı düşünce, duygu, motivasyon, çatışma gibi durum ya da olayları gerçek veya hayali hayvanlara yansıtmalarını sağlar. Ya da, bilişsel ve sosyal kuramları ele alacak olursak, bu kuramların dayandığı sürekli karşılıklı ilişki inancı üzerine, HDT, benlik saygısı, öz-yeterlik, kontrol odağı gibi kişinin benlik algısında ve davranışlarında olumlu değişiklikler meydana getirmektedir.

Kronik şizofreni hastaları ile yapılan bir çalışmada, hayvan destekli tedavinin, anhedoniyi iyileştirdiği tespit edilmiştir. Anhedoni, zayıf sosyal işlevsellik ve tedaviye direnç ile ilişkili şizofrenideki ana fenomenlerden biridir. Köpeklerle aktif olarak yapılan bu çalışmada, anhedoni tonunda anlamlı iyileşme gözlenmiştir. Çalışma sonucunda, hayvan destekli tedavinin kronik şizofreni hastalarının yaşam kalitesine ve psikososyal rehabilitasyonlarına katkıda bulunabileceği bildirilmiştir.

Yukarıda bahsettiğim teorik bilgilerden sonra pratik bilgilere geçiş yapmak istiyorum.

Şeftali’ile (kedi) 1 yıl önce tanıştım. Sorumluluk alma, öz-disiplin, dikkat eksikliği, yalnızlık hissi, stres, ve depresyon gibi problemler yaşıyordum hala da zaman zaman yaşıyorum. Fakat Şeftali ile birlikte, bu konularda ciddi değişimlere tanıklık ettim. Kediniz, düzenli bir hayat ve ihtiyaçlarının düzenli olarak karşılanmasını istiyor, uyku-mama saatleri, oyun saatimiz, kaka kabının temizlenmesi vs. bunlarda otomatik olarak sizde bir program, öz-disiplin ve odaklanma etkisi oluşturuyor. Diğer yandan, çıkardığı farklı mırlama tonları, çevresine yaydığı titreşim, günün stresini alıp götürüyor ve yerine tatlı bir huzur bırakıyor.

Eve geldiğinizde kapıda karşılanmak, evden çıkarken adeta, git özlet kendini yine gel bakışları, yalnızlık hissinize ket vuruyor ve yerini bir gülümsemeye bırakıyor. Kedinizle aranızda kurduğunuz bağ, sizde bir ebeveynlik hissi oluşturuyor, bir birey olarak sorumluluklarınız konusunda daha dikkatli davranıyorsunuz. Üzüntülü veya öfkeli bir anınızda kedinizle göz göze gelmek, size saflık ve masumiyeti hatırlatıyor. İyiliği hatırlıyorsunuz, iyiliği hatırlamak ise negatif enerjinizi bloke etmenizi sağlıyor.

Onun dilini öğreniyorsunuz, örneğin; kapıyı açar mısın miyav sesiyle, beni sinirlendiriyorsun miyav sesi arasındaki farkı öğreniyorsunuz. Öğrendikçe, bir böceğe karşı bakış açınız değişiyor, her canlının hisleri olabileceği düşüncesiyle yüzleşiyorsunuz.

Doğadan uzaklaşmış metropol kültürlerde, doğanın sesine kulak vermeyi hatırlıyorsunuz, kafanızı gökyüzüne kaldırıyor ve yıllardır trafik koşuşturmasından dolayı farketmediğini gökkuşağını selamlıyorsunuz. Sonuç olarak, genç bir psikolojik danışman adayı olarak meslektaşlarıma ve sevgili okurlara şunu söylebilirimki, HDT( Hayvan Destekli Tedavi) alternatif yöntemini mesleki alanlarımızda yaygınlaştırarak humanistik, doğayla iç içe, natürel toplumlar oluşumuna katkı sağlayabiliriz.

BİLGE NUR YURDAKUL

Bu yazı toplam 1463 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.