• BIST 92.121
  • Altın 214,543
  • Dolar 5,3460
  • Euro 6,0906
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 5 °C

Hiperaktiviteli Bir Gelecek...

OSMAN AZAD KAZAN

Hiperaktiviteli bir gelecek.. Günümüzde ya da geçmişten bugüne DEHB(Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) birçok çocuğun geleceğine etki göstermiş bir kalıtsal durum olmuştur. Bilinçsiz ebeveyn ve farklılığın farkında olmayan eğitim personelinin yanlış tutumlarıyla harmanlanan bilinçsizlik silsilesi nice yetenekli, zeki bireyin sönüp yok olmasını sağlamıştır. Belirtileri ve çocuğun hareketleri sürekli bir hastalık olarak algılanmış, yanlış teşhis ve genel eğitim programlarıyla durumları anlaşılamamıştır.

“DEHB” nedir?

1902 yılında George Still’in bir konuşmasında “aşırı hareketli, konsantre olamayan, öğrenme güçlükleri ve davranım sorunları gösteren çocuklarda “ahlaki kontrolün ileri düzeyde yetersizliği”” tanımını kullanmasıyla duyulmuştur. Kalıtsal bir durum olarak anlaşılan DEHB çocukluk çağında kendini göstermekte ve aşırı hareket, çok konuşma, başarısızlık gibi faktörler ile izlenebilmektedir. Kendilerini ifade edememekte ve normal çocukların hemen anladıklarını bir türlü anlayamamaktadırlar. En azından birçoğumuz sadece son okuduğunuz “Kendilerini ifade edememekte ve normal çocukların hemen anladıklarını bir türlü anlayamamaktadırlar” kısmını dile getirerek içeriğini araştırmıyoruz değil mi?

Normal çocukların eğitim şartlarına göre hazırlanmış programlar DEHB’li çocuklara çok karmaşık gelmektedir.  Örneğin; normal çocuğun “a” harfine bakış açısı sadece alfabenin ilk harfi olurken, DEHB’li çocuğun aynı harfe bakış açışı daha yaratıcı olmaktadır. O harfi çeşitli türlerle görmekte ve bu konuda zaman harcamaktadır. Bu durum  normal öğrenciler açısından oldukça ilginç bulunduğu için hiperaktiviteli birey dışlanmakta ve arkadaşları tarafından sataşmalara maruz kalmaktadır. Farklılığın, farkında olamayan ya da anlayamayan eğitimci ise DEHB’li bireyi oldukça sarsmaktadır. Oysa hepimizden daha zeki olan DEHB’li bireylere doğru yaklaşım ve doğru müdahale uygulandığı zaman onları kazanma noktasında başarı sağlanacak ve zeki bireylerin yetişmesinde önemli yol alınacaktır.

6 yaşına kadar konuşamayan ve 9 yaşına kadar okumayı öğrenemeyen Albert Einstein  “gerizekalı” denilerek okuldan uzaklaştırılmıştır. Lakin Einstein izafiyet teorisi’ ni yaratarak genel eğitim programının DEHB’li bireylere uygun olmadığını, fırsat ve imkan verildiği takdirde ne kadar başarı sağlanacağını çevresine göstermiştir. Her DEHB’li Einstein gibi kendini göstermek konusunda şanslı olamamaktadır.

dehb

Bu yüzden DEHB’li çocuğu iyi teşhis etmeli ve ona uygun bir program çizilmelidir.    

Gelin hiperaktivitenin belirtilerine bir göz atalım;

  • Aşırı konuşmak.
  • Hareketli olunmaması gereken ortamlarda hareketli olmak.
  • Kimseye kulak asmamak.
  • Başkalarının sözünü kesmek
  • İzinsizce başkalarına ait eşyaları almayı istemek.
  • Soruların sonunu beklemeden cevaplar vermek.

Hiperaktiviteye benzer birçok hastalık bulunmakta ve teşhisi zaman almaktadır. Fakat iyi bir gözlem ve bilinçli davranışlar ile teşhisi kolaylıkla belirlenebilmektedir. Unutmayın DEHB bir hastalık değil, farklılıktır. DEHB’li çocuklarımızın, başarılı yarınlarını çoğaltmak dileği ile…  

Osman Azad KAZAN  

Bu yazı toplam 814 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.