• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

İnsan Güçlü Bir Varlıktır

BİLGE NUR YURDAKUL

İNSAN GÜÇLÜ BİR VARLIKTIR

Psikopatlık ve anti-sosyal kişilik bozukluklarının farkları; psikopatlar planlı, sosyal ilişkilerinde güçlü ve akıllı iken anti-sosyaller daha dürtüsel hareket ederek sosyal izolasyon gösterirler. Ders notlarımda birden çok kişilik bozukluğunu, her birine ait farklı- benzer semptomları okuyorum. Hepsinin temeli çocukluğa dayanırken çoğu zaman genetik faktörlerde işin içine giriyor der, araştımalar. Evet, her birine çalışıyorum, öğreniyorum, tanıyorum. Fakat, bir şeyi zihnimin temeline oturtamıyorum, cevabını bulamıyorum.

 Gerçekten bu hastalıklar var mı? Yoksa toplumsal ve sosyal normlarca açıklayamadığımızda bunu hastalık olarak mı adlandırıyoruz?

Zihin, her şeye bir tanım, teşhis koymak ister. Bilinmezlikten hoşlanmaz. Bu, onu ürkütür, korkutur, kaygılandırır, stres yaratır ve toplum düzenini bozar.

Gündüz Vassaf’ın Cehenneme Övgü adlı kitabında, delilik ve siyaset arasında gözle görülür bir ilişki olduğunu okumuştum. ‘’ Sovyetler Birliği: 1968'deki Prag baharından bir süre sonra, Moskova'daki Kızıl Meydan'da, ellerinde mendil kadar Çekoslovak bayraklarıyla toplanan birkaç Sovyet vatandaşı, polis tarafından yakalanır ve bir akıl hastanesine gönderilir. Neden? Sovyet devletinin gücünü Moskova'nın ortasında, uluorta eleştiren hiç kimsenin aklı başında olamaz.’’

Yazılan semptomları, her birimiz hayatımızın bir partında yaşamıyor muyuz? Mükemmel bir karakter için mükemmel bir çocukluk, aile ilişkileri, çevre, genetik faktörler mi gerekli? Bunlar olmadan kişilik bozukluklarına mahkum muyuz? İnsan, güçlü bir varlıktır ve içinde kendini iyileştirme gücü vardır. Yaşadığı zorlukların ona güç katması gerekirken onu başka bir hastalık semptomunun kucağına mı atmalıdır? Tanrının koyduğu düzen gerçekten de böyle mi? Hz. Muhammed(s.a.v), Hz. İsa, Mevlana, Hz. Şems, Atatürk, Gandhi, Steve Jobs, her birinin çocukluğundaki trajedilere rağmen onlar bi-polar, borderline, manik-depresif, şizofren, obsesif-kompulsif, anxiete, şizotipal kişilik bozukluklarına yakalanıp ilaç mı kullandılar acaba? Yoksa intihar teşebbüsleri mi oldu başarıya ulaşamayan?

Psikoloji alanına gerçekten aşığım ve daha yolun başındayım. Bir gün bu sorularıma cevap bulabileceğim biriyle tanışmayı ve ya o bilgiye ulaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

BİLGE NUR YURDAKUL

Bu yazı toplam 1685 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.