• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Libidonun Egoya Yönlendirilmesi: Narsisizm

Yunus Emre Köse

NARSİSİZM

Çevremizdeki insanları tanımlamak için bir kelimeyle genellikle; çalışkan, sıcakkanlı, asabi, çıkarcı vb. kelimeleri kullanmışızdır. Son zamanlarda bakıldığında biraz eski ama günümüzde çok sık kullanmaya başladığımız narsist kelimesi dolanıverdi dilimize. Aslında biz bu kelimeye yabancıda sayılmayız, çünkü dilimizdeki bencil, kibirli gibi kelimelerle eş değer olduğunu söyleyebiliriz.

Narsisizm veya özseverlik, kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur. Sigmund Freud Narsisizmi ‘Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji) egoya (ben) yönlendirilmesi’ şeklinde açıklamıştır. Yani libidonun büyük bir depoda toplanır gibi egoda toplanması ve daha sonra nesnelere yönlendirilmesi; fakat kolaylıkla tekrar soyutlanarak egoya yönlenmesi durumudur (1). Libidonun kelime manası olarak arzu, istek olduğunu da göz önünde bulundurursak, libidonun egoya yönlendirilmesi kişinin kendisine yönlenmesi demektir, yani bireyin kendisini sevmesi diyebiliriz.

Narsistler, kısacası kendine aşık insanlardır. Hayatın odak noktasında kendilerinin olduğunu zannederler ve başkasını görmezler. Bu durum narsist insanların empati becerisinin olmadığının göstergesidir. Empati kuramamaları narsistlerin, başka insanların duygularını anlayamazlar, başka insanların sorunlarını dinleyemezler. Başka kişilerin duygularını anlayamadıklarından dolayı vicdan mekanizmalarının da pek gelişmediğini söyleyebiliriz, bundan dolayı da acı çeken, yardıma muhtaç vb. insanların bulundukları durumları anlayamazlar. Böyle insanlarla ilişkilerimizde de biraz daha dikkatli davranmamız gereken durumlar olabilir. Örneğin narsistler, kendilerini beğenmiş olduklarından kendilerine güzel söz söylenmesini isteyebilirler; fakat bu gibi durumlarda her zaman değil, hak ettikleri zaman övülmeleri daha iyi olacaktır. Yerine ve zamanına göre yaptığı her davranışın doğru olmadığı onlara anlatılmalıdır.

Her kendini beğenen, başkalarını anlamayan vb. davranışlar gösteren bireyleri narsist olarak nitelemek hatta kişilik bozukluğu olarak nitelendirmek yanlış olur.  Bunun için Amerikan Psikiyatri Derneğinin tanı ölçüleri bize kılavuz olabilir.

Amerikan Psikiyatri Derneği DSM-IV tanı ölçütlerine göre narsistliğin kişilik bozukluğu denebilmesi için;

Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamamanın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür.

  1. Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.
  2. Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.
  3. Özel ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla arkadaşlık edebileceğine inanır.
  4. Çok beğenilmek ister.
  5. Hak kazandığı duygusu vardır.
  6. Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.
  7. Empati yapamaz.
  8. Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.
  9. Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler (Keçe, 2009)(2).

Hiç kuşkusuz teknolojik gelişmeler vb. gibi durumlar günümüzde kişiler arası ilişkilerde bireyleri kişisel yaşama sürüklemektedir. Bu durumda bazı bireylerin kendilerini biricik hissetmesine ve narsist insanların sayısının artmasına neden olmuştur. her insan kendisini sever; ama bunun her zaman belli ölçüde olması gerekmelidir.

                                                                                                           

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  1. http://tr.wikipedia.org/wiki/Narsisizm internet sitesinden 05.08.2012 tarihinde erişilmiştir.
  2. Keçe, C. (2009). “Narsistik Kişilik Bozukluğu (Kendini Beğenmişlik Hastalığı)”. http://uzmanlariz.com/um1q0UwkLKCV internet sitesinden 05.08.2012 tarihinde erişilmiştir
Bu yazı toplam 2244 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.