• BIST 96.817
  • Altın 222,535
  • Dolar 5,3655
  • Euro 6,1063
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

Mutlu olmak neden önemlidir?

OSMAN AZAD KAZAN

Mutlu olmak neden önemlidir? Yeryüzünde çeşitli karakterde insan bulunuyor kimi pozitif duygularla hayatlarını idame ettirirken, kimi negatif düşüncelerle yaşamlarını sürdürüyor. İlk söylediğim “negatif” duygu besleyip, sürekli bir keder içerisinde olan insan tipi bazen ufak durumları bile üzüntü ile karşılıyor, günlerce kendi beynini kemirebiliyor. Bazen de bir durum takıntı haline geliyor ve üzüntü ile sonlandırılıyor. Mutlu olmak için onca neden varken, kişi kendini fikirlerindeki hapse mahkum ediyor. Yalnız fikirlerin kargaşasına hapis edilmiyor kişi evet başarısızlık bu faktörden doğuyor lakin bununla kalmıyor ve vücut içten, içe Parkinson’a teslim ediliyor.

Peki, üzülerek nasıl bütün bunlara kapı aralanıyor?  

mutsuzlukBu kapı üzüntü hissinin dopamin üretimini azaltmasıyla aralanmaktadır. Hatta üzüntü olayını kronikleştiren insanlarda bu kapı aralanmakla kalmayıp, direk açılmaktadır. Çünkü üzüntü hissi vücudu mutluluk ile ödüllendirmeyecek ve dopamin üretimi azalacaktır. Bu durumda dikkatsizlik ve odaklanamama durumu baş gösterecektir. İleri seviyelerde sinir hücreleri arasında iletişim, üretim azaldığı için zayıflayacak Parkinson hastalığı görülebilecektir. 

Kimi zaman başka türde kendisini göstermektedir, bazı kişilerde istem dışı yani genetik durumdan dolayı dopamin eksikliği yaşanmakta ve fark edilmediği takdirde bazı hastalıklara davetiye çıkartabilmektedir..  Bu durumu fark etmek fazla da zor değildir, şayet nedensizce uzun süre mutsuzluk hissi taşımak gerekli yerlere başvurulması gerektiğini göstermektedir..

Dopamin nedir, nasıl üretilir?

Dopamin mutluluktur.. Dopamin sen mutlu oldukça beyninde salgılanan bir kimyasaldır ve bir görevi sinir hücreleri arasında iletişimi sağlamaktır.  Ayrıca haz hormonu olarak bilinmektedir. Örnek verecek olursak; şeker seven bir kişi bu durumdan haz alıyorsa, beyin tekrar dopamin salgılamak istediğinde şeker ihtiyacı doğacaktır böylece şeker haz kaynağı olacaktır. Yani vücut şeker ile ödüllendirilince mutluluk hissi oluşacak ve üretim başlayacaktır. Üretim fazlası da vücut adına zararlıdır. Nitekim fazla olduğu vakit bağımlılığa ve değişik rahatsızlıklara yol açacaktır.

Bağımlılık mevcut konumuz olmasa da değinmek isterim, kimi insan haz kaynağı olarak sigarayı kullanmaktadır. Sigara içen kişilerin sinir hücreleri arasında dopamin çoğalmakta ve beyin sigaranın sürekli içilmesini istemektedir. Bu durumda sigara bağımlılığı oluşmakta ve vücut sigara zararları nedeniyle harap olmaktadır. Kısacası Dopamin üretimini ideal hale getirmenin en sağlıklı ve doğal yolu mutlu olmaktır, vücudu yapay değil doğal bir şekilde ödüllendirmektir.

Parkinson İngiliz James Parkinson(1817) tarafından “titrek felç” olarak tanımlanması sonucu duyulmuştur. Dopamin’in azalma nedenini ve üretim sürecini yukarıda belirtmiştik, şimdi de parkinson hastalığında ki seyrine bir bakalım: Yavaş hareket etme ve titreme durumu dopamin azaldıkça oluşmaktadır.

Kas ağrısı, halsizlik gibi belirtiler ile kendini gösterse de hastalık için bir tahlil yahut başka bir tetkik ile teşhis konulması mümkün değildir. Bu durumda çevresinde ve kişiden bilgi alınarak durum anlaşılır. Azalması Parkinson hastalığına yol açıyor. Lakin çok olması? “bağımlılığa neden olur..” demiştik. Evet çok olması bağımlılığa neden olmaktadır fakat kimi taraflara göre Şizofreni durumuna da sebebiyet vermektedir. Çünkü beyinde dopamin’in artması halüsinasyon ve davranış bozukluğuna yol açacak ve şizofreni başlayacaktır. Değişik hisler yaşacak birey çaresiz kalacaktır. Mutlu olmak, anı gerçekten anlamak asıl yaşamak…  Asıl yaşamak keder tutmak, hayatı unutmak değil.. Bu yaşam, gerçekten yaşanacaksa anlamlı sevgili okur. Dopamin’in önemi bu şekildedir, ruhuna dikkat et.. Osman Azad KAZAN

Bu yazı toplam 2017 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.