• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Öğretmen Değil Psikolojik Danışman!

Öğretmen Değil Psikolojik Danışman!
MEB sen psikolojik danışmansın dediğinde danışman olmuş, rehberlik öğretmeni dediğinde öğretmen olmuşuz. Yıllar geçmiş ve bizler hala neyiz, ne olacağız sorusuna yanıt bulamadan görevimizi yapıp durmuşuz

ÖĞRETMEN DEĞİL, PSİKOLOJİK DANIŞMAN!

Hikayeye göre günün birinde devekuşuna sormuşlar; “Sen deve misin kuş musun?”  Devekuşu ben deveyim demiş. O halde koş demişler. Ben kuşum koşamam demiş devekuşu. Madem kuşsun o halde uç demişler. O da ben deveyim uçamam demiş. Koşmasına bakan deve demiş, uçmasına bakan kuş.  Evet sevgili okuyucu. Bizlerde tıpkı devekuşu gibi yıllar yılı bir psikolojik danışman  olan bizler, MEB sen psikolojik danışmansın dediğinde danışman olmuş, rehberlik öğretmeni dediğinde öğretmen olmuşuz. Yıllar geçmiş ve bizler hala neyiz, ne olacağız sorusuna yanıt bulamadan görevimizi yapıp durmuşuz. Buyur sevgili okuyucu, umarım bu yazı bitiminde özünü, unvanını bulmana yardımcı olabilirim.

Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre Öğretmenlik, “ Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir.” olarak tanımlanmaktadır. 2001 yılında yayınlanan MEB PDR Hizmetleri Yönetmeliği’nde ise Rehber Öğretmen (Psikolojik Danışman): “Eğitim Öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servisleri ile rehberlik ve araştırma merkezlerinde öğrencilere rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti veren, üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik ile eğitimde psikolojik hizmetler alanında lisans eğitimi almış personeli.” olarak tanımlanmaktadır.

 

2001 yılındaki MEB PDR Hizmetleri Yönetmeliği’nde parantez içinde de olsa yer alan “Psikolojik Danışman” meslek unvanı, 2014 yılında alınan bir kararla yerini “Rehberlik’e” bırakmıştır. Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan 2015 Okullarda Rehberlik ve Psikolojik Danışma Kılavuzu’nda ise psikolojik danışma ibaresi sadece hizmet veren servis isminde yer almış, meslek unvanı “Rehberlik Öğretmeni” olarak belirtilmiştir. Buna karşın, bugünkü uygulamalarda, eğitimde istihdam edilenler için “Rehber Öğretmen” unvanının, tahsis edilen kadronun adı olduğu, “Psikolojik Danışman” unvanının ise mesleki kimlik unvanı olduğu, alanda çalışanlarca benimsenmektedir.(Türk PDR Derneği’nin Tarihçesi)

PDR alanının ortaya çıktığı tarihten günümüze kadar olan süreçte ise PDR alanından mezun olan meslektaşlarımızın hangi unvanlarla çalıştığına baktığımızda unvan sorunu aslında tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır. Doğan (1991) ve Kuzgun (1990) bu unvanları söyle sıralamaktadır: Eğitim uzmanı, eğitim uzman yardımcısı, psikolog, pedagog, rehberlik uzmanı, rehber, danışman rehber, grup rehberi, rehberlik müşaviri, mesleğe yöneltme ve rehberlik uzmanı, danışman, okul danışmanı, danışma psikoloğu, okul psikoloğu, rehber öğretmen, psikolojik danışman, okul psikolojik danışmanı, vb.

Milli Eğitim cephesini bir kenara bırakıp Türk PDR-DER’in unvan sorunuyla ilgili çalışmalarına da bakmanın gerektiğini düşünüyorum. Derneğin çalışmalarına kısaca baktığımızda 1993 yılında PDR Ana Bilim Dalı/Temsilcileri ile gerçekleştirilen toplantı sonucunda PDR lisans mezunlarının “Psikolojik Danışman” unvanını almalarının uygun olacağı belirtilmiştir. Ancak YÖK geçmiş yıllardaki yönetmeliklerde yer alan “Rehber Öğretmen” unvanını benimsemiş hatta bazı üniversitelerde bu unvan mezunların diplomalarına bile yazılmaya başlanmıştır. Bu durum fark edilmiş ve düzeltilmiştir.1997 yılında en uygun unvanın “Psikolojik Danışman” olduğu YÖK’e bildirilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Konuyla ilgili Devlet Personel Başkanlığı ile de görüşmeler yapılmış ancak bir sonuç alınamamıştır.

Öğretmenler ve Psikolojik Danışmanlar eğitim fakültelerinden mezun olsalarda alınan ders içerikleri, diplomada belirtilen mezuniyet alanları, yetiştirilme tarzları farklıdır. MEB’in öğretmen tanımında belirtildiği gibi eğitim öğretim faaliyetlerini yürüten öğretmendir. Doç. Dr. Yücel Öksüz hocamın PDR dersinde verdiği bilgileri de dikkate alarak, eğitim öğretimde bilgiler nesneldir, değerler vardır, faaliyetler öğretmen tarafından tek başına yürütülür. Eğitim öğretim gruba yöneliktir. Oysa psikolojik danışma ve rehberlikte birey grup içinde dahi olsa kendine yönelik faaliyetler söz konudur. Öznel bilgiler, kişinin kendisini algılamaları vardır. Faaliyetler psikolojik danışmanın öncülüğünde bir ekiple yapılır. Çalışma koşullarına baktığımızda ise iki meslekte okulda görev yapmasına rağmen psikolojik danışmanların ayrı odalarının bulunması, çalışma saatleri, boş derslere girme, nöbet tutma, ek ders ücretleri vb. açılardan birbirinden farklılaştığı görülmektedir. Nitekim okullarda görev alan psikolojik danışmanlar öğrenciler dışında idare ve öğretmenlerin işlerini daha iyi yapabilmeleri için destek hizmeti sunmaktadır. Bu anlamda psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetlerinin kapsayıcı ve bütüncü bir yaklaşım içinde olduğu aşikârdır.

 

MEB’in bu tutumunu neden değiştirmediği tam olarak bilinmese de konuyla ilgili birkaç görüş bulunmaktadır. Bu görüşlere göre MEB’in rehber öğretmen ya da rehberlik unvanlarında ısrar etmesinin bir sebebi alan dışı atamaların önünü açmaktır. Diğer bir görüş ise psikolojik danışmanların genel olarak okullarda çalışması sebebiyle onların da öğretmenlerle aynı haklardan yararlanabilmelerinin sağlanması olarak ifade edilmektedir.

 

Peki, Neden Öğretmen Değil, Psikolojik Danışman!

Çünkü psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri sadece okullarda verilen bir hizmet değildir. Mezunlarımız Adalet Bakanlığı, sağlık sektörü, Emniyet ve Askeriye, üniversiteler diğer kamu kuruluşları ve endüstri alanı vb. birçok alanda istihdam edilmektedir. Bu nedenle, PDR programlarından mezun kişilere “Rehber Öğretmen” unvanının verilmesi, bu mesleğin hizmet ve iş alanlarını “eğitim” alanı ile sınırlamakta, mesleğin gelişimini engelleyici bir rol oynamaktadır.

Unvan sorunu meslek elemanları arasında kimlik kargaşasına yol açtığı gibi okullarda görev alan öğretmen ve idarecilerin, aynı zamanda veli ve öğrencilerin de bir kargaşa yaşamasına sebep olmaktadır. Her ne kadar oryantasyon çalışmaları ile durum düzeltilebilse de öğrencilerin rehber öğretmen unvanı ile çalışan psikolojik danışmanları bir ders veren, diğer öğretmenleri gibi sanmaları gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Unvan sorununun ortadan kaldırılması, rol belirsizliğini de ortadan kaldıracak okullarda daha ılımlı bir hava yer alacaktır.

 

Ayrıca Nilüfer Voltan Acar hocamızın da belirttiği gibi; “Psikolojik Danışma tıpkı hukuk gibi, tıp gibi profesyonel bir alanın adıdır. Bunu yoğurtçuluk, lokantacılık vs. gibi hafifletmenin anlamı yoktur. Mesleğe ve alana zararı vardır.

“Biz ne yapabiliriz ki, MEB yönetmelikte belirtmiş, her adımı onun belirttiği unvan ile atıyoruz!” diyebilirsin sevgili okuyucu. Burada Asiye Dursun hocamızla yaptığımız bir röportajdan bana kalan bir şeyi ifade etmek istiyorum. Asıl cevap Asiye hocamıza yönelttiğim iyi bir psikolojik danışman nasıl olmalı sorusuna “Kötü bir psikolojik danışman yoktur asıl soru Asiye hoca bir danışman. Kendine rehberlikçi, rehberlik, rehber öğretmen değil de danışman nasıl dedirtir? olmalıydı” cevabını vermesinde gizli. Dikkat edilmesi gereken mesele bu sevgili okuyucu. Kendine psikolojik danışman dedirtebilmek. İşte bu noktada çalışan, yetkinliğini gösteren, okulu için çabalayan, öğrendiklerini ve öğreneceklerini uygulayan, aktif kısacası bir “psikolojik danışman” olmak gerekiyor.

 

Herkes kapısının önünü süpürürse tüm sokaklar temiz olur. Bizler mesleğimizi var gücümüzle tanıtacağız. Sevgili okuyucu, eleştirmek yerine artık bir şeyler yapmanın vakti geldi, geçiyor. Unvan sorunu ve tüm sorunların çözümü için bir meslek odamızın ve meslek yasamızın önemini bir kez daha hatırlatarak yazımı bitiriyorum. Daha güçlü,nitelikli bir alan için durma. Mesleğine Sahip Çık!

                                                                                                                                             

                                                                                                         

 

  Okan USLU

                                                                                                       Ondokuz Mayıs Üniversitesi

 

Kaynakça:

Türk PDR Derneği. Derneğinin Tarihçesi. http://pdr.org.tr/Icerik.ASP?ID=1405#.Vd3UqTnidDU

 

Bu haber toplam 3576 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.