• BIST 101.089
  • Altın 260,205
  • Dolar 5,6853
  • Euro 6,3777
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

PSİKODRAMA İLE "KENDİNE GEL"

PSİKODRAMA İLE "KENDİNE GEL"
Psikolojik Danışman Yağmur YEŞİL yazdı...

 yagmur-yesil-yazar.jpg 

YAĞMUR YEŞİL- Psikolojik Danışman                

     

  “PSİKODRAMA” ile “KENDİNE GEL”

“Her ikinci yaşayış, birinci yaşantıyı yok ederek özgürleştiriyor”

Zerka Moreno

"Psikodrama, Avusturyalı hekim ve psikiyatri uzmanı Jacob Levy Moreno’nun yaklaşık  yarım yüzyıl önce geliştirdiği bir psikoterapi yöntemidir. Yöntem Moreno’nun evrene ve yaşama yaklaşımı, zengin duygu ve fantezi potansiyeli ile onun spontan,eylemci kişiliğinden önemli unsurlar taşır. Moreno’nun bu kişilik özellikleri, onun sanatçı yanı ile biyolojik temelli çok iyi bir gözlemci olma özelliğiyle de birleşince, çalışmalarının ürünü olarak yaratıcılık, spontanlık ve eylem gibi doğal güçleri işleyip bütünleştirmeye ve geliştirmeye yönelik PSİKODRAMA doğmuştur. Moreno ,evrenin en gelişmiş canlı parçası olan insanda üç emel dinamiğin farkına varmıştır. Spontanlık, yaratıcılık ve eylem.Ona göre insan doğduğu günden itibaren yaşam boyunca belli rolleri alır ve onları oynamada bu güçleri kullanır. Her üç yeteneğin birbirini bütünleyerek normal bir gelişme ve olgunlaşmaya ulaşamamaları değişik ruhsal rahatsızlıkları doğurur. İşte bu nedenle insanın ilişki sorunlarını ve iç çatışmalarını spontan oyun içinde rol alarak, kendine özgü tekniklerle ele alıp işleyen psikodrama tedavisini, Moreno insan doğasına en uygun olan tedavi biçimi olarak görür. Bu anlayışla Moreno tarafından 1920’li yıllarda Avusturya’da ilk yapı taşları hazırlanan tedavi edici spontan oyun yöntemi, bir başka deyişle psikodrama, Moreno’nun Amerika’ya göç etmesinden sonra orada gelişip olgunlaşarak, insanın ilişki sorunları ve ruhsal hastalıkların tedavisinde geçerli bir yöntem olmuştur."(Leutz&Özbek, 1987,s.327)

"Moreno’nun insanları kendisine bağlayan etkin kişiliği ve tükenmez enerjisi, çevresine dünyanın her tarafından gelen yetenekli öğrencileri toplamıştır. Bugün bu yetenekli ve yönteme inanan öğrenciler sayesinde, psikodrama, başta Amerika ve Avrupa olarak beş kıtada eğitim ve uygulama alanına giren önemli bir yöntem durumuna gelmiştir"(Leutz&Özbek, 1987, s.327)

Psikodramayla birey yaratıcı biçimde bilgilerini  yeniden gözden geçirerek kendi psikodrama oyunuyla yaratıcı zihnini okuyarak sorunlarının psikolojik boyutunu sahneye taşıyarak ona en uygun neyin iyi geldiğini görmesi sağlanır.

psikodrama.png

Psikodramada danışanın duygularını netleştirmek için EŞLEME,MONOLOG  MONODRAMA kullanılır.

Duygu ifadelerini kolaylaştırmak için:

-Yüksek sesle konuşma

-kendi kendine konuşma

-Abartılı sözsüz iletişim

-Abartılı yükseklik(alan ve pozisyon) kullanılır.

Danışanın kendi davranışlarının farkına varmasına yardımcı olmak için:

-Rol değiştirme

-Arkadan konuşma

-Koro

-İzleyici geri bildirimi

-videoteyp playback

-Sözsüz etkileşim kullanılır

Amaçlar ve değerlerin belirlemesine yardımcı olmak için:

-Büyü dükkanı

-Gelecek tasarımı kullanılır.

Danışanı desteklemek için

-Benlik yapılandırma

-Paylaşım

-Elini tutma veya sarılma(yerinde ve ölçülü)

Grup sürecini netleştirmek için:

-Sosyometri uygulanır.

Yönetici tüm bu teknikleri kullanarak danışanın rüyalarını, korkularını, anılarını korku, hayal ve sanrıların sahnelenmesine yardım edebilir.

Moreno psikodramayı  üç bileşen üzerinden geliştirmiştir:
"GRUP, SOSYOMETRİ, HAREKET.”

OYUN belli bir boyuta girerek benliği korur. Tutumları değiştirebilir.

Olayı sahneleyip oynamak duygusal sağ hemisferin dilsiz duygularını, sol hemisferin akılcı baskısından kurtarır. Böylece psikodrama sağ hemisferin kendini ifadesine imkan verir. Moreno’da psikodramanın protagonisti(baş oyuncu)(sorununu sahneye yaşayan kişi) kendi mekanı ve kendi sembolizmiyle kuşatarak, sağ beyin yarımküresinin mekânsal farkındalığı ve emosyonel belleğini uyardığını söyler.

Hareket frontal limbik sistemden kaynaklanan bellek ağlarını aktive eder. Böylece anıların canlanması kolaylaşır.

Daha önce yaşanan olay ve duygular, grupta şimdi ve burada ilkesiyle yaşanır.

Travmatize edici anılar canlandırarak bitmemiş işler tamamlanmaya çalışılır. Örneğin çok kızılan bir anneye olan öfke ifade edilen ve katarsis sağlandıktan sonra anne sevgisinin ne kadar özlendiği fark edilerek barışma sağlanabilir.

Psikodrama ile protagonistin yaşantısındaki kişileri sahneye getirerek onların iç konuşmalarını yaptırıp   iç seslerini duyabiliyor, birbirlerine ilişkin çekim ve itimleri değerlendirebiliyor, aralarındaki duygusal mesafeleri sahne üzerine fiziksel mesafeler olarak gösterip somutlaştırabiliyoruz. Ayrıca protagonistin diğerlerinin rollerine girmesi olayları bir de karşısındakinin gözünden görmesi olanağını yaratır. Protagonistin EMPATİ yeteneğini geliştirir. Örneğin rol değişimiyle baskıcı olarak algılanan annenin rolüne geçildiğinde aslında annenin endişeli olduğu fark edilebilir.

Oyun sonundaki paylaşımlarda o role girmiş grup üyesinin rolde yaşadıklarını duymak ve paylaşımlarda diğer üyelerin benzer yaşantılarını ve duygularını duymak protagoniste farklı bakış açıları kazandırabiliyor.

Psikodramada gelecekte yaşanacağı öngörülen şeylerde canlandırılarak geleceğin hazırlığı yapılabilir ve yeni davranış kalıpları denenebilir. Örneğin bugün yaşanılan bir olaydaki duyguların geçmişteki köklerine inilerek(duygu köprüsü) o duyguların ilk yaşandığı anı canlandırılabilir.

Duygular, fanteziler, rüyalar sahnede somutlaştırılarak çalışılabilir.

Sahneye çıkıp oyununu getiren protagonist katarsisini(yoğun duygunun ortaya çıkışını izleyen iyilik durumu) sağlar,arınır, olayların dışına çıkıp oradan bakar ve olayları farklı açılardan görür ve sonunda kendisine en uygun  gelen ve kendisini en çok rahatlatan çözümü bulur.Bir onarıcı olarak ise aktarımı(transferansı)görünür kılarak sınırlandırmaya çalışmasıdır. Bunu rol verme ve rolden çıkarma teknikleriyle yapar.Önce aktarımı yaşatır sonra söndürmeyi hedefler. Örneğin: Sen artık babam değilsin(transferansın bittiğini söyler) Daha önce yaşanan olay ve duygular grupta “şimdi ve burada” ilkesiyle sağlanarak gelecek tasarımıyla  ikinci yaşayış birinci yaşantıyı yok ederek özgürleştirmiş olur.Bu şekilde biz psikolojik danışmanlar metaforlaştırmak gerekirse “biz terziler “PSİKODRAMA” yöntemi ile uzun süreçli zamanlarda duygularımızı,anılarımızı..vs çalışarak söküğümüzü daha çok fark ederek kendimizi daha yaratıcı okuyarak danışanlarımızın fenomenolojik alanlarına sevinçle cesaretlenen sevgimizle yolculuk yaparak onların iyileşmelerini sağlayacağız.

KAYNAKÇA

Leutz, G. & Özbek, A. (1987). Grup Psikoterapisinde Sahnesel Etkileşim. Ankara: Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü Derneği Yayınları.

 

Bu haber toplam 1293 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YEME BOZUKLUKLARI (Eda Nur Şahne)17 Eylül 2017 Pazar 11:44
  • ÇOCUKLARDA MAHREMİYET EĞİTİMİ NASIL OLMALI? (Bayram Keçili)13 Eylül 2017 Çarşamba 12:25
  • KARŞI GELME BOZUKLUĞU12 Ağustos 2017 Cumartesi 22:16
  • DUYGUSAL ZEKÂYA GENEL BİR BAKIŞ15 Temmuz 2017 Cumartesi 15:43
  • RESİM YORUMLAMA SÜRECİ03 Mayıs 2017 Çarşamba 12:25
  • ŞİMDİ VE BURADA (ŞİİR)03 Mayıs 2017 Çarşamba 12:23
  • ÖLÜM ve PSİKOLOJİK ARKA PLANI03 Nisan 2017 Pazartesi 15:00
  • ERİC ERİCSON VE KİMLİK KARMAŞASI ÖLÇEĞİ03 Nisan 2017 Pazartesi 09:52
  • TÜM YÖNLERİYLE DRAMA31 Mart 2017 Cuma 15:04
  • RENKLER PSİKOLOJİMİZİ NASIL ETKİLER?15 Mart 2017 Çarşamba 13:07
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
      Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.