• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

Psikolojik Danışma Süreci ve Masal

EYÜP CAN YAZICI

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE MASAL

                Siz de bazen hayatın büyük masal olduğunu düşünüyor musunuz? Sanki o masalın içinde maceradan maceraya atlıyoruz farkında olmadan. Çocukluğumuz giriş, gençliğimiz gelişme ve yaşlılığımız sonuç bölümleri. Bazen bize oyunlar oynuyor, hatta dalga bile geçiyor bu masal. Hani bir olay yaşarsınız ve oturduğunuz kafede tam da bu durumu anlatan bir şarkı çalar ya, belki de o an tam önünüzden bando takımı geçer, işte öyle bir şey. Bu masalın bir gün biteceğini biliriz ama yine de heyecanla dinlemeye, izlemeye ve çabalamaya devam ederiz. Bir gün pamuk şekerin pamuktan yapılmadığını öğrenir ve yıkılırız. Bazen umutsuzluğa düşeriz, sonun mutsuz olacağına inanırız. Oysaki masalın mutlu ya da mutsuz sonla bitmesi bizim elimizdedir. Eğer hayat böyle bir şeyse oyunu kurallarına göre oynamak gerek.

                Psikolojik danışma süreci hayatın küçük bir kesitidir. Birey, hayat serüveninde zorlandığı noktalarda yardım almak ister. Psikolojik danışmanlar bu yardımı verir, zorlukları aşmanın yollarını gösterir. Öğüt vermek ya da danışan adına karar vermek yoktur, son kararı danışan verir. Birey, zorlukları aşmanın yollarını öğrendikten sonra hayat serüveninde bu çözüm yollarını uygulamaya koyulur. Psikolojik danışman danışanı unutmaz, danışma sırasında gösterdiği başarıyı hayatta da gösterebiliyor mu, öğrendiklerinin ne kadarını uygulayabiliyor sorularının cevabını almak için izleme aşamasını devam ettirir.

                Hayatın bir masal olduğunu ve psikolojik danışmanın da hayatın bir kesiti olduğunu kabul edecek olursak, psikolojik danışma bir masal kesitidir diyebiliriz. Bir varmış bir yokmuş diye başlar masal, bugün varız yarın yok der gibi. Hani her masalın bir düğüm noktası vardır. Umutsuzluğun zirveye çıktığı dibe vurma anı. O anda kahramanın karşısında yaşlı bir bilge çıkar ve çözüm yollarını gösterir, onu cesaretlendirir. Her birey kendi masalının kahramanıdır ve psikolojik danışman işte o yaşlı bilgedir. Ancak yaşlı ve bilge olmasına rağmen öğüt vermekten kaçınır. Kahramanımız bir gün demir bir kürenin içine hapsolmuş. Kürenin içinde günlerce yürümüş, dere tepe düz gitmiş ama çıkmanın yolunu bulamamış. Düşünmüş taşınmış en sonunda buradan birinin yardımı olmadan çıkamayacağına karar vermiş. İmdat! diye bağırmış birkaç kez. Birazdan karşısına yaşlı bir bilge çıkmış. Yaşlı bilge önce onu iyice dinlemiş, derdini anlamış. Buradan çıkmanın sadece kendi elinde olduğunu söylemiş kahramanımıza. Onu cesaretlendirmiş. Birlikte çıkış yolu aramaya başlamışlar. Daha önce baktığı yerleri gezmişler. Yaşlı bilge kahramanın günlerdir gezdiği yerde bir kapı görmüş. Kahraman hayretler içerisinde kalmış, ben günlerdir buradayım ama bu kapıyı hiç fark etmemiştim demiş. Yaşlı bilge, bu çıkışı bize bulduran senin buradan çıkmak için olan kararlılığındı demiş ve gitmiş. Buradan sonrası kahramana kalmış, o kapıyı açıp çıktı mı orada mı kaldı kimse görememiş. Ama bilinen bir şey var ki yaşlı bilge onu bir süre uzaktan izlemiş.

                Biz psikolojik danışman adayları ve psikolojik danışmanlar, bu büyülü dünyanın parçalarıyız. İşimizi severek yaptığımız sürece bu masal hep mutlu sonla bitecektir. Bizim bir avantajımız var, kendi masalımızın başkahramanı olmakla birlikte başkalarının masallarının da yaşlı bilgeleriyiz. Her gün birkaç insanın masalına dahil olacağız ya da oluyoruz. Bu bizlere daha fazla tecrübe kazandıracak ve kendi masalımızı daha güzel yaşamamızı sağlayacaktır. Psikolojik danışma ve masalı benzetmemin nedeni meslekle duygusal bağ kurabilmek için faydalı olabilecek bir yöntem olduğunu düşünmemdir. Bu bağ kurulurken meslek ilkeleri ve bilimselliğin dışına çıkılması söz konusu bile olmamalıdır. Unutmayalım ki psikolojik danışma ve rehberlik profesyonelliği gerektiren bir meslektir.

EYÜP CAN YAZICI            

Bu yazı toplam 1024 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.