• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Psikolojik Danışma ve Psikoterapi: Farklar, Benzerlikler ve Bakış Açıları

Psikolojik Danışma ve Psikoterapi: Farklar, Benzerlikler ve Bakış Açıları

Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Farklar, Benzerlikler ve Bakış Açıları

 

Günümüzde bazı kavramlar vardır birbirinin yerine kullanılan ve genelde karıştırılan. İşte bugün bu kavramlardan psikoloji alanında sıkça kullanılan ve genelde tartışması da olan iki kavramı ele alacağım: Psikolojik danışma ve psikoterapi.

Psikolojik danışma ve psikoterapinin içeriklerine, önermelerine baktığımız zaman aslında aynı amacı edinmiş ancak belli bir noktadan itibaren farklı yolları kullanan ancak aynı kaynaktan beslenen iki hizmet görüyoruz. Bazı uzmanların tam olarak tanımında anlaşamadıkları bu iki kavramın öncelikle kısaca tanımlarını yapmakta fayda var.

Psikolojik danışma:

Bireylere; problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kendisini ve çevresini daha iyi tanıması, kapasitesini kendisine en uygun düzeyde geliştirmesi, çevresine sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması, böylece ve nihai olarak kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce verilen psikolojik yardımlardır.

Psikoterapi:

Psikolojik ve duygusal hastalıkların ilaç veya diğer herhangi bir tıbbi araç olmaksızın konuşma ile psikoterapi yöntemlerine bağlı olarak çözümlenmesidir. Bu noktada psikoterapinin ilaç tedavisinin yanında da kullanılabileceğini belirtmek gerekir. Bu iki hizmete psikoloji alanına detaylı girmeden, uzaktan baktığınızda; bu iki hizmet de psikolojik sorunlarla ilgili insanlara destek veriyor, amaçları aynı bir farkları yok diyebilirsiniz ki zaten kimi uzmanların da anlaşamadığı noktalardan birisi bu. Ancak biraz daha detaylı bir şekilde literatüre inersek psikolojik danışma ve psikoterapinin birbirinden farkları neler bunları görebiliriz.

Öncelikle, psikolojik danışma hizmetini veren kişiye “psikolojik danışman” denir. Bu kişilerden yardım alan kişilere ise “danışan” denir. Danışanların bu hizmet için başvurma gerekçelerine baktığımız zaman: uyum problemleri(yeni bir çevreye, ortama, yaşam dönemine vs.), mesleki, eğitsel ve kişisel problemler, kendini tanıma, kendini geliştirme, karar verme becerilerini arttırma, işlevselliğin ileri seviyede bozulmadığı düzeye kadar psikolojik problemler. Psikolojik danışmanın ilk amacı bireyi tanıma ve kendine tanıtma, nihai amacı ise kendini gerçekleştirmedir. Genel olarak uygulandığı yerler her düzeydeki okullar, sosyal kuruluşlar, kısmen hastaneler.

Psikoterapi hizmetini veren kişiye ise “psikoterapist” denir. Bu hizmeti klinik psikologlar ve psikoterapi eğitimi almış psikiyatristler verebilir. Bu kişilerden yardım alan kişilere  “hasta” denir. Hastaların bu hizmeti alma gerekçelerine baktığımız zaman bunların;  kontrol altına alınamayan kişilik bozuklukları, psikozlar ve nevrozlar olduğunu görebiliriz. Genel olarak anormal psikolojik problemler psikoterapinin konusunu oluşturur.  Bu problemler hastanın uzun sürelere varacak şekilde bu hizmeti almasını gerektirebilir. Psikoterapinin genel amacına baktığımız zaman bunun açık bir şekilde tedavi ve iyileşme olduğunu görebiliriz. Uygulandığı yerler ise hastaneler ve kliniklerdir.

Psikolojik danışmanın hitap ettiği kesim psikoterapiye göre daha geniştir. Psikoterapide anormal bireyler ve anormallik konu iken psikolojik danışmada normal ya da yaşam uyumları ileri derecede bozulmamış bireylerle çok çeşitli yönlerden çalışılır. Psikolojik danışmada bireylerin daha çok pozitif yönlerinden hareketle çalışılır, pozitif yönlere vurgu yapılır. Psikoterapide ise var olan rahatsızlık iyileştirilmeye çalışılır, olumsuz olan durumun seviyesinin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasına odaklanılmıştır. Psikolojik danışmanın önleyici ruh sağlığı hizmeti olduğundan yola çıkarak önleyicilik işlevini insanın olduğu her yerde etkin bir şekilde kullandığımız zaman ilaç tedavisi gören ya da psikoterapi için klinik ya da hastanelere başvuran insanların azalacağı önermesini nacizane ortaya koyabilirim.

Kazadan önce tedbirleri almak, bilgi eksiklerini gidermek ya da çok ağır olmayan kazalardan sonraki müdahaleleri psikolojik danışmaya, kaza oluştuktan sonra ciddi hasarları iyileştirmek için başlayan rehabilitasyon sürecini de psikoterapiye benzetebiliriz.Sonuç itibariyle iki hizmet de bireylerin ruh sağlığını olumlu duruma getirmek amacıyla vardır. Temennim odur ki bu hizmetlere verilen önem fizyolojik rahatsızlıklara verilen önem seviyesine zamanla gelir. Daha sağlıklı bir gelecek için ruh sağlığı hizmetleri hak ettiği değeri bulmalıdır.

Muhammed Fethi Şua

Bu haber toplam 4275 defa okunmuştur
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Düşünsene Sence Neden?28 Ağustos 2015 Cuma 15:56
  • Modern İnsanın Yeni Putu: Selfie veya Özçekim17 Ağustos 2015 Pazartesi 17:06
  • Hangi Hümanizm?10 Ağustos 2015 Pazartesi 13:21
  • Acı Çekiyorum Öyleyse Varım09 Ağustos 2015 Pazar 21:01
  • Boyundan Büyük Müsün?08 Ağustos 2015 Cumartesi 21:43
  • Engelleri Aşan Yazar07 Ağustos 2015 Cuma 15:57
  • Sizce Psikolojik Danışman Neye Benzer?07 Ağustos 2015 Cuma 11:47
  • Psikolojik Danışma ve Psikoterapi: Farklar, Benzerlikler ve Bakış Açıları06 Ağustos 2015 Perşembe 21:01
  • Bir Sen Var05 Ağustos 2015 Çarşamba 16:32
  • Psikolojik Danışma Süreci ve Psikoterapi05 Ağustos 2015 Çarşamba 15:51
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.