• BIST 73.391
  • Altın 133,161
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 1 °C

Çocuğumun Gözü Daldı, Haydi Psikiyatriste. DEHB Nedir?

EYÜP CAN YAZICI

ÇOCUĞUMUN GÖZÜ DALDI, E HAYDİ PSİKİYATRİSTE: DEHB NEDİR?

Geçenlerde teyzemin “Bizim oğlanı psikiyatriste götüreceğim derslerde sürekli dalıyormuş, dikkat dağınıklığı var herhalde.” Şeklinde bir cümle kurduğunu duydum. Bu beni dehşete düşürdü. Oysaki okulun rehberlik servisinden fazlaca faydalanan biridir. Kendi kendime “dikkat eksikliği toplumda bu şekilde mi biliniyor?” sorusunu sordum. Bugün Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu (DEHB) konuşacağız ve okul psikolojik danışmanları olarak DEHB’ yi ailelere doğru bir şekilde nasıl tanıtabileceğimizi tartışacağız.

DEHB’ in bir pek çok tanımı, DEHB’ nin yaşamın il yıllarında (7 ya da 8 yaşından önce) ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, hem akademik hem de sosyal becerileri içeren ve sıklıkla başka bozuklukların da eşlik ettiği dikkat ve aktivitedeki gelişimsel bir bozukluk olduğunu ileri sürmektedir. DEHB’ nin temel belirtileri aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve dürtüsellik (düşündüğünü anında yapma) dir. Bu belirtiler 7-8 yaşından önce, birden fazla ortamda görülmeli ve gelişim düzeyine uygun olmayacak düzeyde olmalıdır. DEHB’ de temel sorun davranışları kontrol edememektir. Beyinde bulunan, bir şeyi yapmaya başlamadan önce düşünmeyi sağlayan merkezler yeterince iyi çalışmazlar. Bu sistemler dopamin ve noradrenalin sistemleridir. DEHB erken çocuklukta başlar ancak genellikle ilkokul döneminde tanı konulur. Bu noktada ilkokullarda çalışan okul psikolojik danışmanlarımıza büyük görev düşüyor. Evet, tanı koyma yetkimiz yok ancak gözlemlerimizden yola çıkarak öğrencinin ailesiyle konuşup bir uzmana sevk edebiliriz. Ayrıca çocuğunun birkaç kez daldığını görüp de DEHB olduğunu sanan aileleri de uyarmamız gerekir. Ailelerin yanında sınıf ve branş öğretmenlerinin de bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Sınıfta ders anlatırken bir öğrencinin boş gözlerle tahtaya baktığını gören öğretmenin çocuğun ailesine dikkat eksikliği var şeklinde bir bildirimde bulunması yanlıştır. Öğrencide bir takım dikkat sorunları görülüyorsa ilk önce öğrenciyle konuşulmalı, bir sorunu olup olmadığı sorulmalıdır. Daha sonra okul psikolojik danışmanı ile görüşülmelidir. Çocuğun ailevi problemleri olabilir, karnı ağrıyor olabilir ya da âşık olabilir yahu neden direkt dikkat eksikliği yaftasını koyuyorsunuz ki. Neyse, okul psikolojik danışmanı engin bilgileri ışığında çocuğun DEHB olma ihtimalini düşünüp tartacak ve gerekiyorsa uzmana yönlendirecektir zaten.

Biz okul psikolojik danışmanları olarak aileleri ve okul personelini DEHB konusunda nasıl bilinçlendirebiliriz?

Veli görüşmeleri yüz yüze iletişim imkânı olduğu için idealdir ancak daha fazla veliye ulaşmak amacıyla broşürler basılabilir, afişler asılabilir, panolara bir şeyler yazılabilir. En etkilisi broşür olur sanıyorum. Her öğrenciye bir broşür verip eve götürmelerini ve ailelerine okutmalarını isteyebilirsiniz. Eminim ki bu sıradan yöntemlerden daha yaratıcı şeyler tasarlayabilirsiniz. Şimdi gelelim DEHB tanısı almış öğrencilere. Bu öğrencilere özel öğretim yöntemlerinin kullanılması kaçınılmazdır. Ders verecek olan öğretmen bu öğrenciler için farklı öğretim yöntemlerinden yararlanmalıdır(sunumlar, videolar, çalışma kâğıtları, grup çalışmaları vs.). Sunumların çıktılarını dersten önce öğrenciye vermelidir. Önemli noktalar gerekiyorsa defalarca vurgulanmalıdır. Sunum sırasında yazılı olan aktardığı bilgiyi sözlü olarak da aktarmalıdır. Uygun konularda renk kodlaması yöntemini kullanmalıdır. Mümkünse dersin ses kaydını yapıp öğrenciye vermelidir. Ders sırasında basit bir dil kullanmalı ve konuya bağlı kalmalıdır. DEHB olan bireyler zihinsel engelli muamelesi görmemelidir ancak bu DEHB’ nin ciddi bir bozukluk olmadığı anlamına gelmemektedir. Bazı bilim adamları bu bozukluğun eğitimle düzelebileceğini savunurken bazıları kalıcı olduğunu savunmaktalar. Ancak günümüzde genel geçer görüş bu bozukluğun kalıcı olduğu yönünde. DEHB olan bireylerin olumlu özellikleri üzerinde de durmak gerekir. Onlar genelde enerjik, yaratıcı, sıcakkanlı, iyi espri yapan, bazen gereğinden fazla da olsa risk alabilen ve hoşgörülü insanlardır. Her DEHB olan insan aşırı zekidir manasını çıkarmayın ama Albert Einstein, Mozart, Walt Disney, Stephan Hawking, Thomas Edison, Henry Ford ve Tom Cruise gibi ünlü ve bilim adamlarının DEHB’ li olduğu bilinmektedir.

EYÜP CAN YAZICI

KAYNAKÇA

Kaner, S. (Ed.) (2015). Duygusal ve Davranışsal Bozukluğu Olan Çocukların ve Gençlerin Özellikleri(Olgular İlaveli. Ankara: Nobel.

Bu yazı toplam 1404 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.