• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Dil ve Konuşma Bozuklukları: Kekemelik

Dil ve Konuşma Bozuklukları: Kekemelik

Kekemelik nedir, kekemelik nasıl oluşur, kekemeliğin nedenleri nelerdir, kekemeliğin tedavisi ?

DSM tanısına göre kekemelik  “seslerin ya da hecelerin sık tekrarı veya uzatılması nedeniyle konuşmanın akıcılığındaki bozulmadır”.  Bazen bu bozukluklara ilgili yada ilgisiz vücut yapıları veya stereo-tipik konuşmayı içeren yan aktiviteler eşlik eder.

Kekemelik, kekeleyen insanın kekeleyeceğini tahmin ettiği,yapmaya korktuğu,olumsuz davrandığı yada gergin olduğu durumlarda başvurduğu bir engelleme tepkisinin sonucudur.

Kekemelik sırasında hızlı kalp atışı, adrenalin salgısının artması,beyin dalgalarında değişmeler gözlemlenir. Kaslarda glikojen oranı yüksektir.Çene, dil, dudak ,larenks, karın ve göğüs kaslarında aşırı gerilim olur.

Kekemeliğin Nedenleri?

Kekemelik genellikle 2-5 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde çocukların %5'inde aslında kekemelik belirtileri görülmektedir. Bu çocuklardan %65-80 'i bu durumu atlatmaktadırlar ancak geriye kalan çocuklarda ileriki yaşlarda konuşma bozukluğuna dönmektedir. Kekemeliğin nedenlerine yönelik araştırmalar yapılsa da hala tam olarak nedenleri anlaşılmış değil.

Konuşma sırasında kişinin kullanması gereken kaslar arasında eşgüdümü sağlamakta güçlükler yaşanmaktadır. Bu eşgüdümü sağlayamamanın  genetik ve nörolojik kökenli olabileceği yönünde bulgular mevcuttur. Kekemeliğin psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıktığı yönündeki inanış doğru değildir. Ancak kişinin konuşmaya karşı tutumundan dolayı kişinin psikolojisi etkilenmektedir.

Kekemeliğin 4 fazı

  • Primer kekemelik( Linguistik kemelik): okul öncesi dönemde olmakta,kişi farkında değildir, anksiyetesi yoktur, iç çatışma olmaz, sinirlendiğinde ya da söyleyeceklerine çok önem verdiğinde artar
  • Sekonder Kekemelik: ilkokul zamanında, kronikleşir, normal konuşma süresi çok az ve kısadır,kekeme olduğunu kabul eder, konuşmanın önemli yerinde meydana gelir
  • 3. Faz: 8 yaşından yetişkinliğe kadardır, Bazı kelime ve harfler diğerlerinden daha zor kabul edilir
  • 4. Faz: geç adolesan ve yetişkinlikte görülür, korkulu bir antisipatör reaksiyon vardır, konuşma gerektiren ortamdan kaçarlar.

Kekeme Bireylerde Risk Faktörleri ve Bireylerin Ortak Özellikleri

  • Erkek çocuklarda daha sık lisan gelişimi,myelizasyon gecikmesi
  • Statü ve prestij için fazla rekabetin olduğu toplumlar
  • Dış görünümün,davranışların değerlendirildiği, konuşmaya önem verildiği kültürler
  • Doğum travmalarına maruz kalma
  • Fazla sorumluluk üstlenen, çevresel baskı görme
  • Genetik alt yapı
  • Nevrotik, içine kapanık, az atak, az güveni olan,az sosyal, duygusal kararsızlık
  • Oral ve anal fiksasyona yatkınlık
  • Suçluluk hissetmeye yatkınlık
  • Sahip olunan benlikle ideal benlik arasında uyuşmazlık
  • Hareketsizliğe meyilli,detaydan uzak, dış dünyayı tehdit unsuru olarak algılama,
  • Dağınık, biçimsiz,tekrarlarla dolu,karalamaya benzeyen el yazısı
  • Resimde siyah,mor,kahverengi gibi soğuk renkleri seçme
  • İşitsel uyarılara daha geç reaksiyon verme

Sonraki yazımızda kekemeliğin tedavisine yer verilecektir.

Bu haber toplam 919 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Görme yetersizliği tanımı, nedenleri ve tavsiyeler13 Ağustos 2015 Perşembe 01:24
  • Zihinsel Yetersizlik (Mental Retardasyon)11 Ağustos 2015 Salı 20:16
  • Onlar için Bir Şeyler Yap!26 Temmuz 2015 Pazar 12:23
  • Bir Yaşam Biçimi: OTİZM18 Temmuz 2015 Cumartesi 11:47
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu12 Temmuz 2015 Pazar 17:20
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü11 Temmuz 2015 Cumartesi 20:05
  • Dil ve Konuşma Bozuklukları: Kekemelik11 Temmuz 2015 Cumartesi 19:29
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dergi PDR | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.